tumblr visitor
bir nar tanesi
Çiçekleri üzmeyin… :(

Çiçekleri üzmeyin… :(

(Source: sprinkleofglitr)

Hukuksuzluklarla ve tutarsızlıklarla dolu; gündem ve algı değiştirme operasyonu…

Resmi üniformalı polislerin üniformasını çıkarttırmadan kelepçelemek nedir ayrıca? Herkes kafayı yemiş arkadaş!

Çok şükür ki başıboş değiliz, bir Rabb’imiz ve hesap günümüz var.

"Bazı insanlar anayollardan yürümeyi sever, bazıları ara yollardan, bazıları da patikalardan. Böylelikle, gidilmemiş hiçbir yeri kalmaz şehrin."

Gökhan Özcan
grandmilodon:

Urban entrails. Chicago subway. by marcelo ferrer (photo emma ferrer) find me at grandmilodon.

B: Ne okuyorsun?A: Empire of the Summer Moon.

grandmilodon:

Urban entrails. Chicago subway. by marcelo ferrer (photo emma ferrer) find me at grandmilodon.

B: Ne okuyorsun?
A: Empire of the Summer Moon.

La cancion es muy bonita y yo nunca te voy a dejar de querer.

Gazze’ye nasıl yardım ederiz diye düşünüyoruz ya, aslında yardıma ihtiyacı olan biziz. Gazze doğru yerde ve aziz… Ve şu sıra, kulağa ne kadar tuhaf gelirse gelsin, asıl bizim Gazze’nin yardımına ihtiyacımız var. Onlara elbette dualar edelim, ama kendi hal-i pür melâlimizi de hiç unutmadan…

Bir yerlerden, fırından yeni çıkmış poğaça kokusu geliyor. Mutfağa ve dolayısıyla komşularımızın mutfağına en uzak odada sayılırım. Allah’ım yoksa koku şizofreni mi oldum? Yoksa sahurda bir şeyler yemek yerine sadece 2 litre su içtiğim için mi? …

(Source: fpail)

"Müslüman’ın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir!"

"Müslüman’ın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir!"

Dubai ezanıymış galiba. Müezzinin sesi ne kadar güzel ve ne kadar da güzel bir makamdan okuyor, maşallah… Küçük kız da çok tatlı maşallah…

* * *

Ruhumun senden, İlâhi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

Mehmet Âkif Ersoy

Biliyorum, Obama'nın,Cameron'un,Merkel'in açıklamalarını okuyunca…
CNN’in; BBC’nin tavırlarını ve yayınlarını izleyince…
İçimizde öfke ve burukluk duygusu birikiyor.
Fakat madalyonun bir de öteki yüzü var.
Hava dönüyor. 
Siyaset sınıfının İsrail üzerine söz söyleme tekeli kırılıyor
. Bu çok önemli!
Sıradan insanlar uyanıyor. Bu da yeni ve derin bir süreç.
Siyonist popüler kültür eski gücünü gösterip gerçekleri perdeleyemiyor.
Bu neyi anlatıyor, derseniz…
Zor, sıkıntılarla dolu fakat gerçektenyeni bir çağa girdiğimizi anlatıyor.
Şundan eminim; İsrail bu kez uzun sürecek kendi yenilgi sürecini başlattı. Gazze’ye yağdırdığı bombalar kendi cehennemini tutuşturuyor.

***

Umutsuzluğumu yenmek için iyi işaretleri abartıyor muyum?
Olabilir tabii! İnsanız.
Koyu bir karanlığın içinde kaybolmuş olduğumuza inanmak istemeyiz.
Fakat inkâr edemeyeceğimiz iki şey var.
Birincisi…
Bütün dünyada sosyal medyanın gözü Gazze'nin üzerinde 
İkinci nokta…
Dünya sokaklarında on binlerce insan ellerinde “Filistin’i İsrail’in elinden kurtar!" pankartları ve Filistin bayraklarıyla protestolara katılıyor.
Unutmayın, protestocular sadece oradaki Müslümanlardan oluşmuyor; her kesimden insan ve hatta anti-siyonist Yahudiler de bu kalabalıkların içinde yer alıyor. 

***

Geçen hafta Daily Sabah'ta da yazdım. Londra'dan gelen fotoğrafları görünce kalktım, kitaplığımda Alan Hart'ın “Zionism: The Real Enemy of The Jews(Siyonizm: Yahudilerin Gerçek Düşmanı”) başlıklı çarpıcı kitabını aradım. Buldum ve hemen önsözünü açtım.
Hatırladığım gibiydi.
Eski BBC muhabiri Alan Hart, 25 Ocak 2005’te Londra’da kitabın başlığını taşıyan bir konferansına 800 kişinin gelmesini ve gelenlerin arasında diyaspora Yahudilerinin de bulunmasını sevinçle karşıladığını anlatıyordu.
Dikkatinizi çekerim, sadece 800 kişiden söz ediliyor.Bunu bile “kırılma noktası" olarak değerlendiriyordu Hart. 
Ve şunları ekliyordu: “Bu kalabalık umutlu bir geleceğe gebe… Siyonist devlet davranışı konusundaki genel sessizlik kırılıyor.”
Dokuz yıl geçti.
Şimdi durmadan yalan söyleyen ana akım medyaya rağmen Batı sokakları siyonizme öfkeli kalabalıklarla dolu. 

***

Sıradan insanların İsrail’in gerçek yüzünü görmeye başlamasının elbet bir karşılığı ve sonucu vardır. Olacak! 
Gazze’yi kendi haline terk etmiş Arap sokaklarına gelince… 
Onu ayrıca tartışmak gerekiyor.
Daha birkaç yıl önce “Arap baharı" yaşamıştık, değil mi? Hani hızla sonbahara dönüverdi.
Peki, İsrail’e iki çift lafı bile olmayan bir “bahar" mümkün müydü? O halde yaşadığımız neydi?
Tartışmaya oradan başlayalım.

Haşmet Babaoğlu

Gazze’nin Şecaiye bölgesinde bugün yaşanan katliamı canlı yayında aktaran el Cezire muhabiri Wael Dahdouh yayın sırasında gözyaşlarına boğuldu. Dün akşamdan bu yana yoğun bombardıman altındaki Şecaiye’den canlı bağlanan Dahdouh, yayına devam edemedi. Muhabirin zor anları bölgede yaşanan dramın boyutlarını da gözler önüne serdi.

Her şeye rağmen vicdanını kaybetmemiş, merhamet sahibi bu güzel ve duygulu insanlar hatrına dönüyor dünya…

“Yıkılasın İsrail! Enkazını göreyim! Sana ülke diyeninYüzüne tüküreyim!”
Necip Fazıl Kısakürek
* * *
Kaligrafi: Osman Kartaler

“Yıkılasın İsrail!
Enkazını göreyim!
Sana ülke diyenin
Yüzüne tüküreyim!”

Necip Fazıl Kısakürek

* * *

Kaligrafi: Osman Kartaler